11.01.2017

Wohlleben’in savunmasının bir girişimi daha başarısızlığa uğradı. Ve Prof. Saß’ın raporu gecikmeye devam ediyor.

Bugün ilk olarak sanık Carsten Schultze hakkında rapor yazmış olan bilirkişi Prof. Leygraf bir kez daha sorgulandı. Kendisine verilmiş olan esas görev, olayların gerçekleştiği sırada 19-20 yaşında olan Schultze’nin gençlik ceza hukukuna göre cezalandırılmasının gerekip gerekmediği sorusuna açıklık getirmesiydi. Ancak bugünkü konu başkaydı: Wohlleben’in savunması, Schultze’nin Wohlleben’in ciddi şekilde aleyhine olan açıklamalarının inanılırlığı hakkında şüphe uyandırmak amacıyla onun çeşitli psikolojik hastalıklara sahip olduğunu iddia ediyordu. Leygraf Schultze’yi ayrıntılı şekilde incelemiş olduğundan ona bu konuda neler bildiği soruldu. Leygraf Schultze’nin böyesi bir hastalık belirtisi göstermediğini düşünüyordu ve savunmanın gerçekten de beceriksiz sorgusu da bunu değiştiremedi. Okumaya devam et

10.01.2017

Bilirkişi raporu geciktirilmeye devam ediyor. Ve Zschäpe raporu inkar ediyor.

Noel tatili sonrasında bugün bir polis memurunun kısaca sorgulanmasının ardından sıra bilirkişi Saß’ın raporuna gelecekti. Zschäpe’nin savunması raporun verilmemesi için verdikleri savaşı çok farklı alanlarda sürdürmeye devam etti: Eski avukatlar Stahl, Sturm ve Heer raporun sesli olarak kaydedilmesine yönelik ve bilirkişiyi hem yöntem açısından hem de raporunun dayandığı gözlemleri açısından kısıtlayacak dilekçeler verdiler. Avukatlar Borchert ve Grasel ise sanık Zschäpe’nin başka bir açıklamasını okudular. Bu açıklamayla açıkça, yazılı hali zaten bilinen (ön) rapordaki kimi ana noktalara karşı saldırıya geçmeye çalıştılar.

Okumaya devam et

21.12.2016

Bilirkişi raporu yerine anlamsız bir taraflılık nedeniyle red dilekçesi

Bugün nihayet Prof. Dr. Saß’ın raporunun görüşüleceğini umanlar hayalkırıklığına uğradı: Mahkeme öncelikle, savunma avukatları Heer, Stahl ve Sturm’un (bkz. 20.12.2016 tarihli blog) dün vermiş olduğu dilekçeyi, bilirkişinin mesleki kalifikasyonunda şüpheye yer açan bir durum olmadığı gerekçesiyle reddetti. Heer, Stahl ve Sturm bunun üzerine hakimin reddedilmesi için dilekçe verdiler.

Savunmanın üyelerinin kendi aralarında konuşmamasının ne kadar saçma olduğunu bu durum bir kez daha gösterdi: Çünkü Heer, Stahl ve Sturm dilekçeyi öncesinde Zschäpe ile konuşmadan verdiler. Ama hakimi sadece sanığın kendisi reddedebilir. Bu nedenle yeni avukat Borchert verilen başka bir danışma arasının ardından Zschäpe’nin şimdi hakimi reddettiğini, gerekçe olaraksa Heer, Stahl ve Sturm’un açıklamalarına dayandığını açıkladı. Federal Başsavcılık hemen karşı saldırıya geçti: Bu red mahkemenin kararının hemen ardından değil de gecikmiş olarak geldiğinden geçersizdi.

Mahkeme bu konuyla ilgili bugün karar vermedi, onun yerine oynanan tiyatroyu sonlandırdı ve bugünkü duruşmayı saat 15’i biraz geçerek sonlandırdı. Duruşmaya 10 Ocak’ta devam edilecek.

20.12.2016

 „Zschäpe’nin bilirkişi raporu“ için verilen zorlu mücadele

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Saß’ın sanık Zschäpe’ye yönelik bilirkişi raporu özellikle de basın tarafından heyecan içerisinde bekleniyordu. Ama bugün sıra ona gelmedi.

Prof. Dr. Saß henüz 2013 yılında heyet başkanından Zschäpe’nin müşahade altında tutulma koşullarıyla ilgili bir bilirkişi raporu yazmakla görevlendirilmişti. Zschäpe her türlü işbirliğini, özellikle de bilirkişi ile görüşmeyi veya onun tarafından muayene edilmeyi reddetmişti. Bilirkişi bunun için çoğu duruşma gününü mahkeme salonunda geçirmişti. Zschäpe’nin eski avukatları, duruşma aralarında Zschäpe’yi izlemesine izin verilmemesi gerektiğini düşündüklerinden onlarla arasında çok kez tartışma çıkmıştı.

Okumaya devam et

14.12.2016

Yine Federal Kriminal Dairesi’nin ıskaladığı bir aydınlatma şansı

Bugünkü duruşma da 2 saatten çok daha kısa sürdü, saat daha sabah 11’i biraz geçerken duruşma sona erdi.

Bugün tanık olarak 2000 yılı Haziran ayında Blood and Honour aktivisti Jan Werner’in Saksonya Anayasayı Koruma Dairesi tarafından Berlin’de gözetlenmesinden olan fotoğraflarda görünen ve görünüş olarak da bunun bir ay öncesinde Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt ilebirlikte Berlin’deki sinagogu gözetleyen kişi olduğu düşünülen (bkz. 30.11.2016 tarihli blog) kadın ifade verdi.

Tanık, olaylarla ilgili hiçbir şey bilmediğini iddia etti. Bu pek inandırıcı gelmese de anlattıklarının sorgulanması pek mümkün değildi. Anayasayı Koruma Dairesi tanık ile ilgili çok az bilgi iletmişti ve Federal Kriminal Dairesi onun tanık olarak sorgulanmasını gereksiz görmüştü. Böylelikle NSU’nun olası başka bir bağlantısı veya destekçisine yönelik bu ipucu da boşa gitmiş oldu.

Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi’nden bir silah uzmanı, Wohlleben’in savunmasının vermiş olduğu dilekçe üzerine çağrılmıştı ve Ceska tabancanın ağırlığının 700 gramı bulduğunu, susturucunun ise yaklaşık 240 gram ağırlığında olduğunu belirtti. Savunma, Wohlleben ve Schultze’nin farklı ağırlık oranları vermiş olduklarını, bu nedenle o zaman ellerinde başka bir silahın olduğunu öne sürüyor.  Bu da savunmanın net delillere karşı savaşmaya yönelik başka bir çaresiz çabasının ifadesi.

Yarınki duruşma iptal oldu. Mahkeme önümüzeki hafta psikiyatri uzmanı Prof. Saß’ı dinleyecek.

13.12.2016

Federal Kriminal Dairesi müdahil davacıların araştırmalarını doğruladı

Sanık Carsten Schultze 11.06.2013 tarihli duruşmada sanık Ralf Wohlleben’in ortadan kaybolan Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos’la gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinin ardından ona “Ahmaklar birini vurmuş” dediğini anlatmıştı. Müdahil avukat Langer bununla ilgili kapsamlı araştırmalar yürütmüş ve bir gazete arşivinde 2000 yılı Haziran ayında Chemnitz’deki Wolgograder Allee’deki bir inşaat işçisinin havalı bir tüfekle vurulmuş olduğuna dair bir haber bulmuştu. Uwe Böhnhardt, Uwe Mundlos ve Beate Zschäpe 1999 yılı Nisan ayından 2000 yılı Ağustos’una kadar Wolgograder Allee 76 numarada oturmuşlardı.

Okumaya devam et

08.12.2016

Beate Zschäpe’nin yine hiçbir şeyle ilgisi yok. Ve: Zschäpe’nin savunması bilirkişi raporunu geciktirmek istiyor

Avukat Borchert Zschäpe’nin savunmasının Pegy K. vakası ve Frühlingsstraße’deki evdeki bir PC’de bulunan çocuk ve gençlere ait porno resimlerle ilgili (26.10.2016 tarihli blog) açıklamasını okudu: Peggy K. hakkında bir bilgisi yoktu, bilgisayarı her üçü de kullanmıştı, fotoğrafları bilmiyordu, belki de Uwe Mundlos bilgisayara kullanılmış ve fotoğrafların halihazırda içinde olduğu bir harddisk yerleştirmişti. Özellikle bu son ifadenin saçmalık olduğu ortada. „Eski avukatlar“ Heer ve Stahl bile bunu duyduklarnda yüzlerini buruşturmadan edemediler.

Okumaya devam et

01.12.2016

Zschäpe’nin açıklaması inandırıcı değil. Ve: Mahkeme nihayet dava sürecini hızlandırıyor mu?

Bugün ilk olarak Zschäpe’nin açıklamasıyla ilgili olarak iki Federal Kriminal Dairesi çalışanı sorgulandı. Bu açıklamaya göre 2005 yılında „200 video klip montajı“na girdikleri bahiste NSU’nun itiraf videosundaki kliplerin hazırlanması değil kaydettikleri televizyon programlarından reklamların kesilmesini kastediliyordu.

İki memur da meslektaşlarının Salı günü söylemiş olduğunu doğruladı: Reklamların Zschäpe’nin anlattığı şekilde kayıttan çıkarılmasının gerçekleşmiş olduğu bir alete, hele ki bir harddisk kaydediciye dair hiçbir işaret yoktu. Böylelikle iki yerinrde açık şekilde „bizim harddiks kaydedicimiz“ dediği ve „kaydedicimizin harddiskindeki“ kayıtlar ifadesinde bulunduğu açıklam inandırıcılığını kaybetti. Okumaya devam et

30.11.2016

Sinagogun gözetlenmesine dair daha fazla bilgi – Zschäpe’nin savunması delillerden “rahatsız oldu”

Bugünkü duurşma dünkünden biraz daha uzun sürdü: Mahkeme yaklaşık 70 dakika süresince, 2000 yılı Mayıs ayında Zschäpe ve Mundlos’un başka iki kişiyle birlikte Berlin Rykestraße’deki sinagogun hemen yanındaki bir kafede oturduğunu gören Berlinli bir güvenlik polisinin ifadesini aldı. Hem tanığın kendisinin (bkz. 26.10.2016 tarihli rapor) hem de onu sorgulayan polis memurunun (bkz. 23.11.2016 tarihli blog) tanığın o zamanki ifadesini özünde doğrulayıp ancak tüm ayrıntıları hatırlayamamaları nedeniyle tanığın kendisi bugün yeniden çağrılmıştı. Mahkeme dün duyurduğu gibi tanığın 2000 tarihli sorgusunun tutanağından belli kısımları “hafızasını desteklemek” amacıyla okudu.  Okumaya devam et

29.11.2016

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi: Yine „kısa bir duruşma“ günü

Bugünkü duruşma neredeyse bir saat bile sürmedi. Günün tek tanığı olan ve daha önce çok kez soruşturmalarını anlatmış olan Federal Kriminal Dairesi polis müdiresi Pflug’un sorgusu kısa sürdü: Sanık Wohlleben‘in hard diskinde bulunan ve Böhse Onkelz grubunun bir şarkısının bulunduğu bir belgeyi incelemişti. Ve “delil toplanmasına ilişkin karara çok bağlı“ kaldığından sadece bu belgenin „Türken raus“ (Türkler dışarı) şarkısının kötü bir kopyasının bulunduğu bir korsan toplama-CD kaydı olduğunu söyleyebilmişti. Bunu kanıtlamak için parça da bir kez daha çalınmıştı.  Okumaya devam et