16.02.2017

Wohlleben’in savunması ideolojik tartışmalara zorlamaya devam ediyor

Bugünün tek tanığı, Hamburglu Neonazi ve avukat Jürgen Rieger’in sahip olduğu arazide gerçekleşen “Hetendorf Oturum Günleri”nin ideolojik karakteri ile ilgili bilgi vermesi istenen bir Thüringen Anayasayı Koruma Dairesi eski çalışanıydı. Polis raporlarına göre Beate Zschäpe 1997 yılında bu oturum haftalarını ziyaret etmiş ve hatta bunu Mundlos ve Böhnhardt olmadan yapmıştı. Uzun süredir Anayasayı Koruma Dairei’nde çalışmayan tanık hiçbir şey hatırlayamadığından sorgusu bir sonuç vermedi.

Wohlleben’in savunması yine çeşitli delil tespiti dilekçeleri vererek bunlarla Wohlleben’in “yabancı düşmanı” olmadığını ve Mundlos ve Böhnhardt’ın ırkçı tavırlarından da haberi olmadığını kanıtlamak istedi. Avukat Nahrath Wohlleben’in sorumlusu olduğu ve “etnik-çoğulcu” ibarelerin bulunduğu bir propaganda ilanından ayrıntılı alıntılar yaptı. Okumaya devam et

14./15.02.2017

Prof. Saß’ın sorgusu hala tamamen sona ermedi

Bilirkişi Prof. Saß’ın Zschäpe’nin farklı avukatları tarafından sorgulanması tüm Salı günü boyunca sürdü. Avukat Stahl, bilirkişinin kullandığı yöntemleri sahte bir bilimsellikle suçladı ama bu suçlamasında başarısız oldu. Avukat Sturm, Saß’ı heyet başkanı aracılığıyla Zschäpe’ye soru sorma şansını kullanmamakla suçladı. Bu suçlama Zschäpe’nin hem Saß  tarafından incelenmeyi hem de onun sorularına cevap vermeyi reddettiği göz önüne alındığında çok yüzsüzce. Saß da bunun üzerine mahkemede uygulandığı şekilde soruların avukatlar aracılığıyla yazılı şekilde yanıtlanmasının bir bilirkişi için değer taşımadığını açıkça belirtti.

Okumaya devam et

14.02.2017

“Dün Aslında Bugündü” – Prof. Saß’ın sorgusuna devaö

Bugün de bilirkişi Prof. Saß’ın Zschäpe’nin avukatları tarafından
sorgulanmasına devam edildi. Kısmen böylesi bir sorgulamanın Zschäpe’ye
yarardan çok zarar getireceği izlenimi uyandı.

Sorguya yarın devam edilecek, Prof. Saß Perşembe günü mazeretli.
Sorgunun tamamı hakkında yarın bilgi vereceğiz.

09.02.2017

Zschäpe’nin savunması nihayet bilirkişinin sorgusuna başladı ve hemen eli ayağına dolandı

Duruşma gününün başlangıcında mahkeme Zschäpe’nin savunmasının dün vermiş olduğu dilekçeyi reddetti. Zschäpe’nin avukatları Heer, Stahl ve Sturm bunun üzerine -uzun bir görüşme arasının ardından- hakimlerin taraflılık nedeniyle reddedilmeleri için dilekçe hazırlamak için 2,5 saat daha ara verilmesini talep ettiler. Ancak sadece sanıkların kendileri hakimleri reddedebilir. Avukatları, onların rızası olmadan ya da onların rızasına karşı bu talepte bulunmamazlar. Ve Zschäpe heyet başkanının sorusu üzerine Heer, Stahl ve Sturm’un kendisiyle uzlaşmadıklarını belirtti.

Okumaya devam et

08.02.2017

Bilirkişinin notları için kavga etmeye devam

Bugün ilk olarak Chemnitz’de bir inşaat işçisine ateş edilmesine yönelik (bkz. 13.12.2016 tarihli blog) soruşturmalarla ilgili olarak bir Federal Kriminal Dairesi memuru sorgulandı. Bu soruşturalar yeni hiçbir şey ortaya çıkarmamışlardı. Ama yine isteksizce yürütülmüşlerdi. O nedenle memur inşaat yerinin o zamanlar tam olarak nerede olduğu sorusuna yanıt veremedi.

Mahkeme heyeti Zschäpe’nin savunmasının bilirkişi Saß’ın almış olduğu notlarla ilgili verdiği dilekçeyi (bkz. 07.02.2016) reddetti. Günün geri kalanı yine verilen ararlarla geçti. Önce savunma arasında karara nasıl tepki vereceğini görüşsün ve kapsamlı bir itiraz hazırlasın diye ara verildi, ardındansa itirazın okunması ve dava taraflarının görüş bildirmeleri için.

Mahkeme yarın bu itirazla ilgili kararını verecek. Yarınki duruşma sabah 10:30’da başlayacak.

07.02.2017

Prof. Saß’ın sorgusuna devam – Notlar için verilen mücadele başarısız

Sanık Zschäpe’nin eski avukatlarının bilirkişi Prof. Saß’ın elle yazdığı notların hepsini davada görebilme çabası başarısızlığa uğradı. Heyet başkanının Prof. Saß’a birkaç soru yöneltmesinin ardından avukatlar bilirkişinin 700’ün üstünde sayfa tutan notları yanında getirmemesinde duydukları şaşkınlığı ifade ettiler. Heyet başkanı iki hafta önce Saß’ın notlarının yanında olmadığını belirtmesinin ve savunmanın o halde o an için başka bir sorularının olmadığını söylemesinin ardından bilirkişiyi kendisi sorgulamış ve bu hafta mahkemeye yeniden gelmesini istemişti. Heer, Stahl ve Sturm bunun üzerine görünen o ki bilirkişinin notlarını tabii ki yanında getireceğini düşünmüşlerdi. Ancak Saß belgelerini bu sefer de evde bırakarak tüm önemli gözlemlerini rapora geçirdiğine işaret etti. Gerçekten de hem geçen sefer hem de bugün Zschäpe’nin duruşma salonundaki davranışlarıyla ilgili gözlemlerini çok ayrıntılı şekilde anlatmıştı. Okumaya devam et

31.01.2017

Belgeler okundu ve olayların aydınlatılmasına yine engel olundu

Mahkeme bugün dosyalardan çok sayıda belgeyi okudu. Aralarında Beate Zschäpe’yi 1997 yılı yazında Hetendorf’taki bir toplantıya giderken Neonazi ve avukat Jürgen Rieger’in arazisinde görmüş olan bir polisin bir notu da vardı.

Ayrıca müdahil davacıların Berlin’deki sinagogun olası gözetlenmesiyle (bkz. 26.10.2016) ilgili verdiği dilekçenin ardından NSU’nun hazırlamış olduğu adres listesindeki Yahudi kurumların bir listesi hazırlanmıştı. 200’den fazla adres içeren bu liste de bugün okundu. Liste, NSU üyelerinin bilinen Yahudi düşmanlığının yanında Yahudi kurumlara yapılan bu saldırıların (her ne kadar bu planlar bilindiği kadarıyla gerçekleştirilmiş olmasalar da) esasen planlı olduklarını gösteren başka bir işaretti.

Mahkeme bunun ardından NSU ve çevresi ile ilgili gerçeklerin aydınlatılmasına yönelik tüm dilekçeleri reddetmeye devam etti: Bunların arasında muhbir yöneticisi „Görlitz“in mahkemede muhbir Carsten Szczepanski ile görüşmeleriyle ilgili yalan söylediğini ve böylece Brandenburg Anayasayı Koruma Dairesi’nin Szczepanski’ye „kaynak koruma“ sağlamak adına ortadan kaybolan Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt’ın izini bulmaya yönelik somut bir fırsatın değerlendirilmesine mani olduğunu kanıtlayacak bir dilekçe de vardı. Mahkeme heyeti -mahkemede Nazi çevresinden tanıkların bile çoğundan daha güvenilmez olduğu izlenimini bırakan- Görlitz’in (bkz. 16.06.2016, 01.07.2015, 29.07.2015 ve 02.03.2016) ifadesini inanılır bulduğunu ve Anayasayı Koruma Dairesi’nin ortadan kaybolanların bulunmasına mani olup olmadığı sorusunu önemli bulmadığını açıkladı. Bunun hakkında bir yorum yapmaya bile gerek yok.

Önümüzdeki Salı günü bilirkişi Prof. Saß ile devam edilecek.

26.01.2017

Bilirkişi Prof. Dr. Saß’ın sorgusuna devam

Bugün ilk olarak Jenalı başka bir polis memuru sorgulandı. Bu memur son günlerde ifade veren meslektaşlarından daha gözü açık görünüyordu, ancak Devlet Güvenliği’nde sadece kısa süre çalışmıştı ve bu nedenle Ralf Wohlleben’in ideolojisi ve faaliyetleri hakkında sadece çok az şey söyleyebildi. Wohlleben’in Devlet Güvenliği’nde „patron meselesi“ olduğuna ve sadece yönetici tarafından araştırılabildiğine dair ifadesi ilginçti.

Ardından bilirkişi Prof. Dr. Saß ile devam edildi:  Zschäpe’nin savunmasının güncel bir sorusu olmadığından heyet başkanı onu yeniden sorguladı. Saß’dan özellikle de raporunun dayandığı algılarından bir kez daha bahsetmesini rica etti. Okumaya devam et

25.01.2017

Jena Devlet Güvenligi: „Bize bir şey olmamasına dikkat ediyor.“ Ve Wohlleben’in savunmasından ırkçı dilekçe

Bu duruşma gününün başlangıcında Jenalı polis memurlarının, sanık Ralf Wohlleben ve onun yabancılar politikasına yönelik ifade ve faaliyetleriyle Jena Silah Arkadaşlığı’nın “yabancılar” konusunda 90’lar ve 2000’lerin başlarında yürüttüğü faaliyetler hakkında sorgulanmalarına devam edildi. Memurlar yine önemli bir şey anlatmadılar. Ama kısa sorular sonrasında neden görev yerlerinde sadece “sağcı-solcu bedensel yaralamaları ve propaganda suçları” hakkında bilgileri olduğu anlaşıldı. Wohlleben’in NPD için düzenlediği konserlerdeki şarkı sözlerinde ırkçı içerikler mevcut mu sorusu üzerine o zamanlar devlet güvenliğinden sorumlu olan polis memuru hayır cevabını verdi.  Okumaya devam et

24.01.2017

Zschäpe’nin avukatları bilirkişiyi beceriksizce sorguladı

Bugün bilirkişi Prof. Saß ‘ın sorgusuna devam edilmeden önce ilk olarak 1990’lar ve 2000’li yılların başında Jena’da görev yapmış olan iki polis memuru sorgulandı. İkisi de pek bir şey hatırlamıyordu, özellikle „sağ-sol çatışmaları“ ve „propaganda suçları“ ile ile ilgileniyorlardı. Sanık Wohlleben’in yabancı düşmanı bir faaliyetinden haberleri yoktu. Ama böylesi faaliyetlerle pek ilgilenmedikleri de anlaşıldı.

Ardından bilirkişi Prof. Saß önce Federal Savcılığın sorusu üzerine, sanık Zschäpe’nin Frühlingsstraße’deki yangını çıkardığı gün bir duygudurum bozukluğu sonucu psikolojik bir fonksiyon bozukluğu yaşadığına dair hiçbir belirtinin bulunmadığını belirtti.

Okumaya devam et