21.07.2016

Jenalı Nazilerin 90’lardaki kavgası ve sanık Schultze’nin inandırıcılığı

Mahkeme bugün sanık Carsten Schultze’nin verdiği bir ifadenin doğruluğunun gözden geçirilmesiyle uğraştı: Schultze çok sayıda Jenalı Neonazi’nin 90’ların sonlarında iki kişiye saldırmalarından bahsetmişti. Saldırganlar arasında Wohlleben’in de olduğunu söylemişti, Wohlleben sonrasında Schultze’ye birinin „yüzü üzerinde tepindiğini“ (bkz. 11.06.2013 tarihli blog) anlatmıştı. Mahkeme Schultze’nin verdiği bilgilere göre orada bulunan başka kişileri de ifade vermek üzere çağırmıştı.

Günün ilk tanığı olan Thüringen Vatan Koruma lideri André Kapke’nin kardeşi (ilk sorgusuyla ilgili olarak bkz. 4.3.2015 tarihli blog), böyle bir dalaşmayı hatırlamadığını söyledi. Ama bu Schultze’nin ifadeleri açısından pek önem taşımıyordu, çünkü tanığın o zaman olaya karışmış olup olmadığı kesin olarak bilinmiyordu. Okumaya devam et

20.07.2016

Marcel Degner ve tanık vekili

Bugünkü duruşma yine kısa sürdü. Tek tanık Blood and Honour Thüringen’in eski şefi Marcel Degner’di. Yine, çok sayıda muhbir yöneticisinin doğrulamış olduğu gibi Degner de Anayasayı Koruma Dairesi muhbiri miydi sorusu hakkında konuşuldu. Degner bunu sonuna kadar inkar etmişti (bkz. 29.06.2016 tarihli blog).

Degner bugün, muhbir faaliyetleriyle ilgili şu ana kadar vermiş olduğu ifadeleri “tekrar gözden geçirmek” istediğini ve bu soruyla ilgili bilgi vermeyi reddettiğini belirtti. Ve bunu gerçekten uyguladı da. Kendisine defalarca ya sadece şu ana kadarki ifadelerini içeriksel olarak düzeltebileceği, yani içeriklsel bir ifade verebileceği (örneğin: “aslında muhbirdim”) ya da alternatif olarak ifade vermeyi reddedebileceği, ama ikisini birden yapamayacağı söylendiği halde…Tanık vekili de belirtilenlere rağmen stratejisinde hiçbir değişikliğe gitmedi. Bu da savunmanın tanık vekilinin daha becerikli bir meslektaşıyla değiştirilmesi için dilekçe vermesine neden oldu. Federal Savcılık da bu dilekçeye katıldı. Okumaya devam et

19.07.2016

Delillerin iradı ve takdiri: Hükmün yolda olduğunun belirgin işaretleri

Mahkeme bugün Federal Kriminal Dairesi’nden bir bilgisayar teknisyenini sorguladı. Bu teknisyen, aralarında Zschäpe, Böhnhardt ve Mundlos’un 2004 yılındaki tatil fotoğraflarının da bulunduğu çeşitli fotoğrafları Frühlingsstrasse’deki bir CD-Rom’dan alıp basmıştı.

Keupstraße’deki patlamanın kısa süre ardından çekilmiş olan bu fotoğraflarda Beate Zschäpe neşeli bir gülümsemeyle yanındaki iki adamla rahat bir ilişki içerisinde görünüyordu. Bu fotoğraflar Zschäpe’nn Köln’deki saldırının haberini aldıktan sonra aralarının buz kestiğine dair (bkz. 11.05.2016 tarihli blog) yaptığı açıklamayı yalanlıyordu. Mahkemenin fotoğrafların teknik özelleriklerini e bu kadar ayrıntılı şekilde aydınlatması, bu fotoğradları vereceği kararla ilgili önemli olarak gördüğünü gösteriyor ki bu sanığın aleyhine. Okumaya devam et

14.07.2016

Zschäpe’nin NSU arşivindeki parmak izleri. Ve Wohlleben’in savunması da artık olayları aydınlatılmasını talep ediyor.

Dünkü uzun duruşmanın ardından mahkeme bugün sınırlı bir delil programı gerçekleştirdi: Bir bilirkişi parmak izleri konusunda bilgi vererek NSU arşivinde bulunan, cinayetler ve patlayıcılı saldırılarla ilgili iki gazete haberinin üzerindeki parmak izlerinin Beate Zschäpe’ye ait olduğunu somut örtüşmeler sayesinde nasıl ortaya çıkarığını anlattı. Bu izler anlattığına göre sadece makalelere dokunma sonucunda oluşabilirdi. Başka kağıtlardan bulaşmış olmaları imkansız değildi, ama o durumda izin yansıması oluşmalıydı ki bu makalelerde bu durum söz konusu değildi. Yani Zschäpe’nin gazete arşivindeki bu makalelere dokunmuş olduğu varsayılıyordu.
Bunun yanısıra Wohlleben’in savunması çok sayıda dilekçe verdi: Federal Savcılığın NSU’nun bilinen ve bilinmeyen destekçilerine dair dava dosyalarının dava kapsamında incelenebilmesi talep ediliyordu. Bu dilekçenin nedeni bu dosyalarda bulunan ve 2013 yılından çok sayıda tanık sorgusunun ancak bu hafta talep üzerine dosyalar arasına konmuş olmasıydı. Okumaya devam et

13.07.2016

Yalan ve inkar çabaları XVI – Eyalet Meclisi üyesi Petereit, Beyaz Kurt, NSU mektubu ve 2500 avro, ama hiçbirini hatırlayan yok

Mecklenburg-Vorpommern Eyalet Meclisi’nde NPD milletvekili olan David Petereit bugünün tek tanığıydı ve saat 09:30’dan 20:45’e kadar sorgulandı. Bu sorgunun çıkış noktası aslında oldukça netti: Petereit en azından 2000 ile 2004 yılları arasında Nazi fanzini “Beyaz Kurt”un çıkarılmasında rol oynamıştı. Bu derginin 1/2002 nolu sayısında militan örgüt Combat 18 hakkındaki makalelerin yanısıra “Eihwaz” takma adıyla yazmış olduğu bir önsöz de vardı. Bu önsözde “Zor zamanlarda savaşmak gerekir” yazıyordu. “Silah arkadaşlarını cezaevinde, sağcı mücadelede, sokakta desteklemek, ağ oluşturmak gerek – dönüm noktası sadece müzik dinleyip parti yaparak gelmeyecek.” Ve ayrıca görsel olarak belirgin bir şekilde ve kalın harflerle: “NSU’ya çok teşekkürler, meyvalarını veriyor 😉 Savaş devam ediyor…” yazıyordu. Okumaya devam et

12.07.2016

Aydınlatma isteği düşük – Hüküm giydirme isteği yüksek – Anayasayı Koruma Dairesi’ni koruma: %100

Bugün, Mecklenburg-Vorpommern’de NPD eyalet meclisi üyesi olan ve bunun öncesinde Nazi fanzini „Beyaz Kurt“u çıkaran David Petereit’ın aranmasıyla ilgili belgelerin de dahil olduğu bir dizi belge okundu. Bu arama sırasında „NSU mektupları“ tabir edilen ve örgütün çeşitli Neonazi örgütlere para göndermesine aracı olan mektupların bir örneği bulunmuştu. „Beyaz Kurt“ 2002 yılındaki bir sayısında NSU’ya teşekkür ediyordu: „NSU’ya çok teşekkürler, meyvelerini veriyor;-) Savaş devam ediyor…“ Petereit’ın kendisi yarın tanık olarak ifade vermek üzere çağrıldı.

Zorunlu öğlen arasının ardından mahkeme başka delil tespiti dilekçelerini reddetmeye devam etti. Bu sefer de Hessen Anayasayı Koruma Dairesi’nin NSU’nun Kassel’de Halit Yozgat’ı öldürmesine yönelik soruşturmaları engelleme ve olay yerinde olduğu halde hiçbir şeyden haberi olmadığını iddia eden çalışanları Temme’yi koruma çabalarıyla ilgili 2014 (!) Şubat ve Nisan aylarından başka dilekçeleri reddetti. Okumaya devam et

06.07.2016

Sanık Zschäpe’ye sorular

Bugün ilk olarak bir Federal Kriminal Dairesi memuru yeniden Frühlingstraße’de bulunan ve Köln’deki Keupstrasse’deki saldırının gerçekleştiği güne ait televizyon kayıtlarıyla ilgili ifade verdi. Soruşturmaların sonucu önceki gibi: Bu kayıtların Zwickau’daki evde yapılmış olmaları teknik olarak mümkün, ama bu durumda Beate Zschäpe tarafından kaydedilmiş olmaları gerek, çünkü Böhnhardt ve Mundlos yayın sırasında henüz Köln’den dönmemişlerdi. Ama Köln veya çevresinden bir destekçinin de yayını kaydetmiş olması mümkün.

Okumaya devam et

05.07.2016

Tanık ve eski muhbir Tino Brandt’ın cezaevindeki konuşmaları

Bugün ilk olarak Federal Kriminal Dairesi’nden, cinayet silahı Ceska’yı incelemiş olan bir silah uzmanı ifade verdi ve silahın üzerindeki seri numarasının silinmiş olduğunu ve kendisinin bu numarayı yeniden görünür hale getirdiğini anlattı.

Ardından verdiği bilgilere göre Thüringen Vatan Koruma lideri Tino Brandt ile NSU davası kapsamında Münih’teki cezaevinde konuşmuş ve bu konuşmanın içeriğini mahkemeyle paylaşmış olan bir adamın ifadesi geldi.

Brandt ona, tanık olarak ilk kez çağrıldığında ifade vermek zorunda kalmamak için hasta olduğu bahanesini uydurduğunu anlatmış, davayla ve mahkemeyle alay etmişti. 12 ve 13.02.2014 tarihinde Brandt’ın çağrılmış olduğu duruşmalar gerçekten de Brandt’ın hasta olduğu gerekçesiyle iptal edilmişlerdi. Okumaya devam et

30.06.2016

Sanık Carsten Schultze’nin sorgularıyla ilgili ifadelere devam

Bugün öncelikle bir Federal Kriminal Dairesi memurunun 08.06.2016 tarihinde başlayan sorgusuna devam edildi. Bu memur, sanık Carsten Schultze’nin bütün sorgularına katılmış ya da en azından orada mevcut bulunmuştu. Wohlleben’in savunması uzunca bir süre tanığın Schultz’nin ifadesindeki çelişkiler ve göze çarpan noktalar hakkında bilgi vermesine çalıştu. Ama bu çabaları sonuç vermedi.

Schultze aksine kendi sorularıyla iddia edilen bir çelişkiyi şahsen ortadan kaldırabilmişti: Sorgu tutanaklarından birinde silah için parayı Ralf Wohlleben’den almış olduğunu somut olarak haturlamadığını söylemiş olduğu yazılıydı. Savunma bunu Wohlleben’in silahın parasını vermemiş olduğu ihtimaline yönelik bir işaret olarak görmüştü. Memur bugün soru üzerine Schultze’ye o zaman para desteleriyle ilgili soru sorulduğunu ve Schultze’nin parayı Wohlleben’den teslim aldığını bile net olarak hatırlamadığını, yani desteleri hiç hatırlamadığını söylemiş olduğunu belirtti. Schultze de bunu doğrulamış ve Wohlleben’in parayı vermiş olduğundan asla şüphesi olmadığını, sadece detayları hatırlayamadığını söylemişti.

Zorunlu öğlen arasının ardından duruşmaya okumalar ve incelemelerle devam edildi. Duruşma günü 13:35’te sona erdi.

29.06.2016

Muhbir „Riese“’nin kısa sorgusu ve olayları aydınlatmayı reddetmeye devam

Bugün tanık olarak eski “Blood and Honour”-Thüringen şefi ve Thüringen İçişleri Gizli Servisi’nde muhbir “Hagel” olarak çalışmış olan “Riese” takma adlı Marcel Degner sorgulandı. Gegner, mahkemeye şu ana kadar verdiği ifadelerde muhbir olduğunu şiddetle reddetmiş, hatta eski yöneticisi onu net olarak teşhis ettikten sonra bile bunu sürdürmüştü (bkz. 11.03.2015 ve 20.05.2015 tarihli bloglar). Bu yalan o kadar yüzsüzce ki Federal Savcılık bile yalan ifade vermeden dolayı soruşturma başlatılmasını gerekli gördü. Degner bugün ifadesine ekleyeceği hiçbir şey olmadığını söyledi. Muhbirlik yaptı mı sorusuna cevap vermeyi rededetti. Heyet başkanı biraz tartıştıktan sonra Degner’i bugünlük evine yolladı ve onu Temmuz ayında yeniden çağıracağını duyurdu. Degner’in tanık olarak görevine henüz son verilmediğinden halen yalan ifadesini düzeltme şansı var. Heyet başkanı verdiği arayla ona konu hakkında bir kez daha düşünme şansını tanıdı. Okumaya devam et