26.07.2016

NSU mektubuyla ilgili yeni detaylar

Bugün Saksonya-Anhalt bölgesinden Neonazi fanzini „Fahnenträger“in (Türkçesi: bayrak taşıyan) bir diğer yayıncısı sorgulandı. O da 2002 yazında eline „NSU mektubu“ ve 500 avroluk bir banknotun geçtiğini anlattı. Ama tanık geri kalanını hatırlamak istemiyordu. Sadece fanzinin o zaman „Der Fahnenträger“ değil „Fahnenträger“ adını taşıdığını hatırladığını öne sürdü.
Bu tanık o kadar utanmaz şekilde olanları hatırlamadığını öne sürüyürdu ki Federal Savcılık bile ısrarla soru sordu. Hatta verdiği dilekçe üzerine tanık vekili davadan çıkarıldı. Tanık bir soruyu yanıtlamayı reddettiğinde vekili kulağına hatırlamadığını öne sürmesini fısıldadı. Federal Başavcılığın gösterdiği çaba, utanmazca olanları hatırlamadıklarını öne süren diğer Nazi tanıkların sorgularında da gerekliydi. Tanık bugünlük evine yollandı ve Eylül ayında başka bir vekille yeniden mahkemeye gelmesi gerekecek.

Bugünkü sorgu „NSU mektubu“ konusunda hiçbir yeni bilgi sağlamadı. Kimi konular NPD milletvekili David Petereit’a yapılan arama ve sorgu sonucunda açıklığa kavuşmuştu (bkz. 13.07.2016). Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt, Chemnitz ve Zwickau’da geçirdikleri zaman içerisinde Neonazi fanzinleri, dernekleri ve yayınevleri konusunda açıkça bilgi sahibi olmuşlar ve onların faaliyetlerini soygunlardan ellerine geçen paralarla desteklemek istemişlerdi.
Ama bir soru hala yanıtsız: NSU para yollayacağı kişi ve kurumları nasıl seçiyordu, bu dergiler NSU’nun eylemlerine temel oluşturan ideolojiyi mi temsil ediyorlardı, NSU veya çevresiyle şahsi bağlantıları var mıydı? Federal Kriminal Dairesi ve Federal Başsavcılık bunlarla ilgili soruşturma yürütmemişti. Böylesi soruşturmalar ciddi sonuçlar doğursaydı iddianamadeki „izole üçlü grup“ tezi de sorgulanırdı.

Böylece Federal Savcılığın görünürdeki sert tavrının önemli Nazi tanıkların sorgularındaki eylem isteksizliğini kamufle etme amacını taşıdığı belli oldu. Tanık bugün mektubu ve parayı aldığını söyledi, NSU veya destekçileriyle doğrudan bağlantısı olduğu benzeri başka bilgiler vereceğine dair ortada bir işaret yoktu. Oysa ki Federal Savcılık NSU’nun doğrudan destekçi çevresinden onun gibi utanmazca yalan söyleyen diğer tanıklara karşı cephe almamış, hatta onları müdahil davacılardan korumuştu.

Perşembe günü gerçekleşecek olan duruşma, ifade vermesi beklenen tanık mazeretli olduğundan iptal edildi.